Mirasın reddi ve borca batık tereke konulu makale kapağı: adalet terazisi, tokmak, ev maketi ve madeni para yığınları
Miras Hukuku

Mirasın Reddi Süresi (3 Ay) Kaçtıysa Ne Yapılır? Hükmen Ret ve Borca Batık Tereke

07 Eylül 2026 14 dk okuma Av. Hikmet Can AKDAĞ Av. Hikmet Can AKDAĞ
Okumaya Devam Et
Mirasın reddi ve borca batık tereke konulu makale kapağı: adalet terazisi, tokmak, ev maketi ve madeni para yığınları

Babasının vefatından yedi ay sonra posta kutusunda bir ödeme emri bulan mirasçı için üç aylık süre çoktan dolmuştur. Türk Medeni Kanunu bu durum için ayrı bir yol öngörmüştür ve bu yol hiçbir süreye tabi değildir.

TMK m.605'in ikinci fıkrası şunu söyler: "Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır." Cümledeki "sayılır" kelimesi kurucudur: tereke borca batıksa miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır; mirasçı yalnızca bu durumu ortaya koyar.

Mevzuat durumu — 23 Eylül 2026: 25.12.2025 tarihli Resmî Gazete'de (sayı 33118) yayımlanan 7571 sayılı Kanun ile 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete'de (sayı 33326) yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) incelenmiş; mirasın reddi, resmî defter ve resmî tasfiye hükümlerini (TMK m.605-632) veya İİK m.53'ü değiştiren bir düzenlemeye rastlanmamıştır. Bu yazıdaki kurallar yürürlükteki metne dayanmaktadır.

İçindekiler

Masa üzerinde üst üste duran eski dosya klasörleri, açılmamış zarflar ve okuma gözlüğü

İki ayrı ret yolu: gerçek ret ve hükmen ret

Mirasın gerçek reddi ile hükmen reddini süre, mahkeme ve usul yönünden karşılaştıran tablo infografiği
Mirasın gerçek reddi ile hükmen reddini süre, mahkeme ve usul yönünden karşılaştıran tablo infografiği

Türk Medeni Kanunu iki farklı mekanizma kurar ve sonuçları birbirinden çok farklıdır.

Gerçek (iradi) ret Hükmen ret
Dayanak TMK m.605/1 TMK m.605/2
Şart Mirasçının ret iradesi Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması
Süre 3 ay Süreye tabi değil (terekeyi sahiplenme engeller)
Nasıl yapılır Sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyan Tespit davası açarak veya takipte ileri sürerek
Sonuç Beyanla miras reddedilir Miras zaten reddedilmiş sayılır; mahkeme bunu tespit eder

Gerçek ret, mirasçının bir irade açıklamasıdır. TMK m.609 uyarınca mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır; reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Sulh hâkimi beyanı tutanakla tespit eder, süresinde yapılmış ret beyanı mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve isteyen mirasçıya reddi gösteren bir belge verilir.

Hükmen ret ise bir irade açıklaması değildir; hukuki durum kanun gereği doğar ve mirasçı yalnızca bunu mahkeme önünde ortaya koyar. Bu yüzden hükmen ret üç aylık süreye tabi değildir: kanunda zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir.

Üç aylık süre gerçekte ne zaman başlar?

Süreyi kaçırdığını düşünen mirasçıların bir kısmı aslında kaçırmamıştır — çünkü sürenin başlangıcı ölüm tarihi değildir.

TMK m.606, üç aylık sürenin başlangıcını mirasçı tipine göre ayırır. Yasal mirasçılar için süre, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar; ancak mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilirse başlangıç o tarihe kayar. Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar.

Buradaki "mirasçı olduğunu sonradan öğrenme" hâli pratikte önemlidir; ancak ispat yükü mirasçıdadır. Önceki mirasçıların reddi sonucunda mirasçı olan kişi için ise süre, bu reddi öğrendiği tarihten işlemeye başlar (TMK m.608/3). Öğrenme tarihini gösteren tebligat, yazışma veya resmî kayıt, savunmanın omurgasını oluşturur.

Bir başka kayma hâli: koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa, ret süresi yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından mirasçılara bildirilmesiyle başlar (TMK m.607).

Ret hakkı, kullanılmadan ölen mirasçının kendi mirasçılarına da geçer; bu kişiler için süre kendi mirasbırakanlarına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten işler ve ölen mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez (TMK m.608/2).

Süre kaçtıysa hangi yollar açık?

Üç aylık süre içinde reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m.610/1). Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m.641/1); kanun bu sorumluluğu miras payıyla veya tereke değeriyle sınırlamaz. Sınırlama ancak kanunun öngördüğü yollarla sağlanır. Süre dolmuşsa şu seçenekler değerlendirilir.

Hükmen ret. Terekenin ölüm tarihinde borca batık olması hâlinde ana yol budur. Süreye tabi olmadığından, aradan geçen zaman kural olarak engel oluşturmaz.

Sürenin başlangıcının kaydığını ortaya koymak. Ölümü veya mirasçı olduğunuzu sonradan öğrendiyseniz, süre henüz dolmamış olabilir. Bu, hükmen retten daha basit bir yoldur ve önce değerlendirilmelidir.

Yeni ret süresi istemek. TMK m.615'e göre sulh hâkimi, önemli sebeplerin varlığı hâlinde ret süresini "uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir." Süre henüz dolmamışsa uzatma, dolmuşsa yeni süre istenir; bu iş sulh hukuk mahkemesinde çekişmesiz yargı işi olarak görülür (HMK m.382). Önemli sebebin varlığını mirasçı ispat eder ve takdir hâkimdedir; yalnızca borcu geç öğrenmiş olmanın yeterli sayılacağı güvencesi yoktur. Bu nedenle terekenin borca batıklığını ispat edebilecek mirasçı için ana yol yine hükmen rettir.

Kapanmış olabilecek yollar: resmî defter ve resmî tasfiye. Resmî defter, mirası reddetme hakkı olan mirasçı tarafından bir ay içinde sulh hâkiminden istenir (TMK m.619/2); deftere göre kabul edilen miras yalnızca deftere yazılmış borçlarla geçer, ancak bu borçlardan mirasçı kendi malvarlığıyla da sorumludur (TMK m.628). Resmî tasfiye ise mirası "ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde" istenebildiğinden (TMK m.632/1) ret süresi içinde yapılması gerektiği kabul edilmektedir; birlikte mirasçılardan biri mirası kabul etmişse istem dikkate alınmaz (m.632/2). Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz. Üç aylık süreyi kaçırmış okur için bu iki yol kural olarak kapanmıştır.

Örnek hesap. Babası 12 Şubat 2026'da ölen ve bunu aynı gün öğrenen oğul için ret süresi 12 Mayıs 2026'da dolmuştur. Oğula 21 Eylül 2026'da babasının kredi borcu için ödeme emri tebliğ edilirse itiraz süresi yedi gündür (İİK m.62/1) ve 28 Eylül 2026'da biter. Oğul itirazında ve açacağı tespit davasında terekenin 12 Şubat 2026 itibarıyla borca batık olduğunu ileri sürebilir. Ancak babasının aracını bu arada adına tescil ettirmişse, aşağıdaki 2022 kararındaki yaklaşım hükmen ret talebini düşürebilir.

Hükmen ret nasıl ileri sürülür?

İki farklı yol vardır ve hangisinin kullanılacağı, karşı tarafın harekete geçip geçmediğine bağlıdır.

Tespit davası açmak. Mirasçı, terekenin borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespitini isteyebilir. Bu, olumsuz bir tespit talebidir: mirasçı sıfatıyla sorumlu olunmadığının saptanması istenir. Davalı taraf, tereke alacaklılarıdır. Kesin hüküm yalnızca davanın taraflarını bağladığından, mirasbırakanın bilinen alacaklılarının tamamına husumet yöneltilmesi gerekir; davaya dahil edilmeyen bir alacaklı karşısında aynı tespit yeniden tartışılabilir.

Takipte veya davada savunma olarak ileri sürmek. Hakkında icra takibi başlatılmış veya alacak davası açılmış mirasçı, terekenin borca batık olduğunu bu dosya içinde ileri sürebilir. Ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür (İİK m.62/1); itiraz edilmeyen takip kesinleşir. Takip kesinleştikten sonra da şikâyet veya menfi tespit yoluna gidilebildiğini kabul eden kararlar bulunsa da pratikte güvenli yol, süresi içinde itiraz edip borca batıklığı ayrıca tespit ettirmektir.

Tartışmalı nokta: Görevli ve yetkili mahkeme hangisi?

Bu konuda internetteki kaynaklar birbiriyle çelişmekte, hatta aynı sayfa içinde çelişen ifadelere rastlanmaktadır. Karışıklığın kaynağı, iki farklı işlemin aynı başlık altında toplanmasıdır.

Ret beyanı → Sulh hukuk mahkemesi. TMK m.609 uyarınca gerçek ret, sulh mahkemesine yapılan beyanla gerçekleşir. Bu bir dava değil, çekişmesiz bir işlemdir.

Hükmen retten kaynaklanan tespit davası → Asliye hukuk mahkemesi. Bu bir tespit davasıdır ve dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Yani "mirasın reddi sulh hukukta görülür" ifadesi ret beyanı için doğru, hükmen ret davası için yanlıştır. Görevli mahkemenin yanlış seçilmesi görev yönünden ret kararına ve zaman kaybına yol açar.

Yetki de tartışmalıdır. Süresinde yapılan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğe yazılır (TMK m.609/4). Beyanın nereye yapılacağı konusunda bir kısım eski kararlar mirasbırakanın son yerleşim yerini kesin yetkili sayıyordu. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ise bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığını gideren 06.09.2022 tarihli, 2021/7018 E., 2022/4871 K. sayılı kararında kesin yetki bulunmadığını ve ret beyanında bulunan mirasçının oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu kabul etmiştir. Hükmen ret davası ise mirastan doğan davalarda kesin yetki öngören HMK m.11'de sayılmamıştır; yargı yeri belirlemeye ilişkin kararlarda genel yetki kuralı uygulanmakta, birden çok davalı alacaklı varsa dava bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabilmektedir (HMK m.7/1). Mirasbırakanın son yerleşim yerini yetkili gören görüş de vardır.

Pratikte güvenli yol: ret beyanını, iki görüşe göre de yetkili olan mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapmak; süre daralmışsa oturulan yerdeki sulh hukuk mahkemesinden kaçınmamak; hükmen ret davasını davalı alacaklılardan birinin yerleşim yerinde açmak.

Miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda Yargıtay'daki inceleme mercii 7. Hukuk Dairesi'dir. 2021 yılında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu kararlarıyla yapılan yeniden yapılanmada, o tarihe kadar bu davalara bakan 14. Hukuk Dairesi'nin numarası 7. Hukuk Dairesi olarak değiştirilmiştir. Bu nedenle 2021 öncesi 14. Hukuk Dairesi kararları ile güncel 7. Hukuk Dairesi kararları aynı içtihat hattının parçalarıdır. Asliye hukuk mahkemesinin kararına karşı önce bölge adliye mahkemesinde istinaf yoluna gidilir; Yargıtay incelemesi kanundaki temyiz sınırına bağlıdır.

Borca batıklık nasıl ispatlanır?

TMK m.605/2 iki ayrı ölçüt sunar: mirasbırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş olması.

"Resmen tespit" hâli görece kolaydır: mirasbırakan hakkında aciz vesikası düzenlenmişse, iflasına karar verilmişse veya benzeri resmî bir tespit varsa ölçüt karşılanır.

"Açıkça belli" hâli ise yargılamayı gerektirir. Burada terekenin aktifi ile pasifi karşılaştırılır: mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığı, borçlarını karşılamaya yetmiyorsa borca batıklık kabul edilir. Belirleyici tarih ölüm tarihidir — ölümden sonra doğan borçlar veya sonradan değer kaybeden mallar değil, ölüm anındaki tablo esas alınır. Ölüm anında var olan ama sonradan öğrenilen borçlar ise hesaba girer.

İspat yükü kural olarak mirasçıdadır. Ancak mahkeme kayıtları kendiliğinden de toplar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2018 tarihli, 2017/438 E., 2018/770 K. sayılı kararına konu olayda, alacak davası sürerken ölen davalının mirasçıları hükmen reddi savunma olarak ileri sürmüştü. Genel Kurul, mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığının tapu müdürlükleri, vergi daireleri, bankalar ve SGK'dan sorulup zabıta araştırmasıyla da kapsamlı biçimde araştırılmasını hâkimin davayı aydınlatma ödevinin gereği saymış ve direnme kararını bozmuştur. Uygulamada trafik tescil kayıtları ve bilirkişi incelemesi de bu araştırmaya eklenir.

Mirasçının hazırlaması gereken belgeler: veraset ilamı, ölüm tarihi itibarıyla malvarlığı sorgu kayıtları, icra dosyası örnekleri, kredi ve kart borç dökümleri, varsa aciz vesikası, kefalet ve senet örnekleri.

Hükmen retten yararlanma hakkını kaybettiren davranışlar

Mirasın reddi hakkını kaybettiren terekeyi sahiplenme davranışlarını ve sorun oluşturmayan işlemleri gösteren infografik
Mirasın reddi hakkını kaybettiren terekeyi sahiplenme davranışlarını ve sorun oluşturmayan işlemleri gösteren

Hükmen ret süreye tabi olmasa da, mirasçının davranışları bu haktan yararlanmasını engelleyebilir.

TMK m.610/2 şunu düzenler: ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.

Yargıtay bu hükmü hükmen ret taleplerinde de uygulamaktadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2022 tarihli, 2022/2483 E., 2022/3769 K. sayılı kararında, 27.01.2011'de ölen mirasbırakanın terekesindeki taşınmaz paylarını 15.05.2014'te adlarına intikal ettirip 20.05.2014'te satan mirasçıların terekeyi sahiplendiği kabul edilmiş, hükmen ret davasını kabul eden ilk derece kararı TMK m.610/2 gereğince bozulmuştur. Madde "ret süresi sona ermeden" yapılan işlemlerden söz etse de, sürenin çoktan dolmuş olması Daire'nin sonucunu değiştirmemiştir. Buna karşılık zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmasını önlemek için dava açılması ya da icra takibi yapılması ret hakkını ortadan kaldırmaz (TMK m.610/3).

Hakkı kaybettirebilecek davranışlar:

  • Mirasbırakana ait taşınmazın intikalini kendi adına yaptırmak
  • Tereke malını satmak, kiraya vermek veya devretmek
  • Mirasbırakanın banka hesabındaki parayı kendi hesabına aktarmak
  • Mirasbırakana ait aracı kendi adına tescil ettirmek
  • Tereke mallarını gizlemek
  • Mirasbırakanın alacaklarını kendi adına tahsil etmek

Kural olarak sorun oluşturmayan davranışlar:

  • Cenaze giderlerini karşılamak
  • Mirasbırakanın evindeki kişisel eşyaların korunmasını sağlamak
  • Kiralanan taşınmazın boşaltılması gibi zorunlu işler
  • Terekenin bozulabilecek mallarının korunması

Ayrım, "olağan yönetim ve zorunlu işler" ile "sahiplenme" arasındadır. İyi niyetle yapılan bir işlem bile hakkı kaybettirebilir: borçlardan habersiz mirasçının tapuyu "düzene sokmak" için yaptırdığı intikal, aylar sonra gelen ödeme emri karşısında hükmen reddi zorlaştırabilir.

Bir hatırlatma daha: mirasın reddedilmiş olması, mirasçının ret öncesindeki her davranışını da tamamen etkisiz kılmaz. TMK m.618 uyarınca, ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu tutulabilirler. Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır; iyiniyetli mirasçılar ise ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olur.

Reddedilen miras kime kalır?

Ret, borcun ortadan kalkması demek değildir; yalnızca yerinin değişmesi demektir. Bu nedenle ret kararı alırken zincirin devamını görmek gerekir.

Bir mirasçı reddederse: TMK m.611 uyarınca yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Yani reddeden mirasçının payı, çoğu zaman kendi altsoyuna — çocuklarına — geçer. Kendisi reddettiği için rahatlayan mirasçı, borcun çocuklarına geçtiğini fark etmeyebilir; çocukların ret süresi, bu reddi öğrendikleri tarihten başlar (TMK m.608/3). Bu nedenle ret, ailedeki tüm mirasçılar için birlikte planlanmalıdır.

Altsoyun tamamı reddederse: Bunların payı sağ kalan eşe geçer (TMK m.613).

En yakın mirasçıların tamamı reddederse: TMK m.612 uyarınca miras, sonraki dereceye geçmez; sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değer olursa, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.

Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılara mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu talep üzerine ret, sulh hâkimi tarafından sonraki mirasçılara bildirilir; bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar (TMK m.614).

Küçükler ve kısıtlılar adına ret: izin ve kayyım

Vesayet altındaki bir kişi adına mirasın kabulü veya reddi, tek bir iznin değil iki ayrı iznin konusudur. TMK m.463, vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izninin gerekli olduğu işlemleri sayar ve beşinci bentte "mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması" açıkça yer alır. Buna karşılık, yalnızca vesayet makamı iznini gerektiren işlemleri sayan TMK m.462'de mirasın reddi bulunmamaktadır.

Velayet altındaki çocukta durum daha az nettir. TMK m.463 vasinin işlemlerini düzenler; ana babanın çocuk adına yapacağı ret için aynı iznin arandığı yönünde de, aranmadığı yönünde de uygulama bulunmaktadır. Ana baba ile çocuğun menfaati çatışıyorsa, örneğin ana babanın reddiyle pay çocuğa geçecekse, vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m.426, 2. bent) ve ret kayyım eliyle yürür.

Pratikte güvenli yol: çocuk adına ret beyanıyla birlikte, gerekiyorsa kayyım atanması ve izin verilmesi de aynı dilekçede istenmelidir. Bu işlemler sürerken üç aylık süre işlemeye devam eder.

Mahkeme, harç ve alacaklıların itirazı

Ret beyanının harcı. Sulh hukuk mahkemesine yapılan ret beyanı maktu harca tabidir. 2026 yılı yargı harçları, 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98) ile belirlenmiştir; bu tarifeye göre sulh hukuk mahkemelerinde başvurma harcı 335,20 TL, asliye hukuk mahkemelerinde 732,00 TL'dir. Harç ve gider avansı tutarları her yıl yeniden belirlendiğinden, başvurudan önce güncel tarife esas alınmalıdır.

Ret kişiye bağlı bir haktır. TMK m.611'in kurduğu düzenden anlaşıldığı üzere bir mirasçının reddi diğerleri için sonuç doğurmaz; ortak dilekçede her mirasçı adına ayrı talep yer almalıdır.

Yurt dışındaki mirasçı. Yurt dışında yaşayan mirasçı için iki yol vardır: Türkiye'deki bir avukata özel yetki içeren vekâletname vermek veya konsolosluk aracılığıyla işlem yapmak. Burada bir ayrıntı gözden kaçar: reddin sonuç doğurması, beyanın süresi içinde Türkiye'deki yetkili sulh hukuk mahkemesine ulaşmasına bağlıdır. Konsoloslukta yapılan işlemin süreyi tek başına durdurduğu yönünde bir güvence bulunmadığından, posta ve evrak akışındaki gecikmeler hesaba katılarak erken hareket edilmesi önerilir.

Adli tatilin etkisi. Adli tatil iki ayrı soruyu ilgilendirir: hangi işlerin tatilde görüleceği (HMK m.103) ve hangi sürelerin uzayacağı (HMK m.104). Uzayan süreler usul hukukuna ilişkin sürelerdir. Mirasın reddindeki üç aylık süre maddi hukuka ilişkin bir süre olarak değerlendirildiğinden, adli tatilde işlemeye devam ettiği kabul edilmektedir. Ayrıca çekişmesiz yargı işleri adli tatilde de görülür (HMK m.103/1-ğ); ret beyanı bu nitelikte olduğundan tatilde de yapılabilir. Pratikte güvenli yol: süreyi adli tatile güvenerek hesaplamamak.

Alacaklıların reddi iptal ettirmesi. Ret her zaman kesin bir kapanış değildir. TMK m.617 uyarınca, malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflâs idaresi — kendilerine yeterli güvence verilmediği takdirde — ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilir. Yargıtay bu sürenin, reddin özel kütüğe yazıldığı tarihten başladığını kabul etmektedir. Reddin iptaline karar verilirse miras resmen tasfiye edilir. Bu hüküm, kendisi de borçlu olan bir mirasçının, alacaklılarından kaçırmak için mirası reddetmesini engellemeye yöneliktir.

Mirasçıya karşı icra takibi. İcra ve İflas Kanunu'nun 53. maddesine göre terekenin borçlarından dolayı takip, ölüm günüyle birlikte üç gün geri bırakılır; mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse, Medeni Kanun'daki süreler geçinceye kadar takip geri kalır. Sürenin dolmasıyla takip yolu açılır; bu aşamada mirasçının savunması yukarıdaki itiraz ve tespit yollarıdır.

Sık yapılan hatalar

"Süre geçti, yapacak bir şey yok" diye vazgeçmek. Tereke borca batıksa hükmen ret yolu süreye bağlı olmaksızın açıktır.

Tereke malına iyi niyetle dokunmak. İntikal yaptırmak, hesaptaki parayı çekmek veya aracı üzerine almak terekeyi sahiplenme sayılabilir.

Kendisi reddedip çocuklarını unutmak. Reddeden mirasçının payı çoğu zaman kendi altsoyuna geçer; aksi planlanmazsa borç bir kuşak aşağı iner.

Küçükler için izin ve kayyım konusunu atlamak. Vesayet altındaki kişi adına ret, hem vesayet makamının hem denetim makamının iznini gerektirir; velayet altındaki çocukta menfaat çatışması varsa kayyım atanır.

Görevli mahkemeyi karıştırmak. Ret beyanı sulh hukuka yapılır, hükmen ret tespit davası asliye hukukta açılır.

Ödeme emrine itiraz etmemek. Hükmen ret süreye tabi değildir; ama ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür ve kaçırılırsa takip kesinleşir.

Borcun büyüklüğüne bakıp terekeyi hiç araştırmamak. Hükmen ret için gereken, terekenin ölüm tarihinde borca batık olmasıdır; malvarlığı borçları karşılıyorsa koşul oluşmaz.


Üç aylık sürenin kaçırılması, borçların kaçınılmaz biçimde mirasçıya geçtiği anlamına gelmez: tereke ölüm tarihinde borca batıksa miras kanun gereği reddedilmiş sayılır. Hükmen reddi fiilen kapatan şey süre değil, terekeyi sahiplenen davranışlardır. Ödeme emri gelmişse yedi günlük itiraz süresi ayrıca izlenmelidir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Sürenin başlangıcı, terekenin durumu ve yapılmış işlemler her dosyada farklı sonuç doğurduğundan, somut olayınız için bir hukuk profesyoneliyle görüşmeniz gerekir.

İlgili sayfalar: Miras hukuku sayfası · Miras hukuku yazıları · İcra ve iflas hukuku

Kaynaklar: Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr · Yargıtay Karar Arama · Resmî Gazete · Ankara Barosu


Hakkında

Bu makale, Ankara Barosu'na kayıtlı Av. Hikmet Can Akdağ tarafından hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için bir hukuk profesyoneliyle görüşmeniz tavsiye edilir. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz.

Sık Sorulan Sorular

Mirası reddetme süresi kaç aydır ve ne zaman başlar?
Üç aydır. Yasal mirasçılar için ölümü öğrendikleri tarihten, mirasçı olduklarını sonradan öğrendiklerini ispat ederlerse o tarihten; atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar.
Üç aylık süreyi kaçırdım, borçlar üzerimde mi kalır?
Zorunlu değildir. Tereke ölüm tarihinde borca batıksa TMK m.605/2 uyarınca miras hükmen reddedilmiş sayılır ve bu yol süreye tabi değildir. Önemli bir sebep varsa sulh hâkiminden yeni ret süresi de istenebilir (TMK m.615).
Mirasın hükmen reddinin bir süresi var mıdır?
Hayır. Hükmen ret için zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir; her zaman ileri sürülebilir. Ancak Yargıtay, TMK m.610/2'yi süre dolduktan sonra terekeyi sahiplenen mirasçıya da uygulamaktadır; bu davranışlar hükmen retten yararlanmayı engelleyebilir.
Hükmen ret davası hangi mahkemede açılır?
Tespit davası niteliğinde olduğundan, dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinde. Yargı yeri belirleme kararlarında kesin yetki uygulanmamış, dava davalı alacaklılardan birinin yerleşim yerinde açılabilmiştir; mirasbırakanın son yerleşim yerini yetkili gören görüş de vardır. Buna karşılık gerçek ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır.
Borca batıklık nasıl ispatlanır?
Ölüm tarihi itibarıyla terekenin aktifi ile pasifi karşılaştırılır. İspat yükü mirasçıdadır; mahkeme de tapu, banka, vergi dairesi ve sosyal güvenlik kayıtlarını araştırır.
Mirası reddedersem borç kime geçer?
Reddeden yasal mirasçının payı, kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine — çoğu zaman kendi altsoyuna — geçer. En yakın mirasçıların tamamı reddederse miras sonraki dereceye geçmez, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir.
Cenaze masrafını ödedim, mirası reddedemez miyim?
Cenaze giderlerinin karşılanması kural olarak terekeyi sahiplenme sayılmaz. Ret hakkını ortadan kaldıran, olağan yönetim ve zorunlu işlerin ötesine geçen sahiplenme davranışlarıdır.
Çocuğum adına mirası nasıl reddederim?
Vesayet altındaki kişi adına mirasın reddi, vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini gerektirir (TMK m.463). Velayet altındaki çocukta uygulama birliği yoktur; menfaat çatışması varsa kayyım atanır. Güvenli yol, izin ve kayyım talebini üç ay içinde ret beyanıyla birlikte yapmaktır.
Yurt dışındayım, mirası nasıl reddederim?
Türkiye'deki bir avukata özel yetkili vekâletname vererek veya konsolosluk aracılığıyla. Beyanın süresi içinde yetkili sulh hukuk mahkemesine ulaşması gerektiğinden erken hareket edilmelidir.
Ret süresi adli tatilde durur mu?
Mirasın reddindeki üç aylık süre maddi hukuk süresi olarak değerlendirildiğinden, adli tatilde de işlemeye devam ettiği kabul edilmektedir (HMK m.104). Ret beyanı çekişmesiz yargı işi olduğundan tatilde de yapılabilir.
Ret beyanını oturduğum yerdeki sulh hukuk mahkemesine yapabilir miyim?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2022 tarihli kararına göre ret beyanında kesin yetki yoktur ve mirasçının oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Bir kısım eski kararlarda mirasbırakanın son yerleşim yeri kesin yetkili sayıldığından, süre elveriyorsa o yer tercih edilebilir.
Alacaklılar mirası reddetmemi iptal ettirebilir mi?
Mirasbırakanın alacaklıları değil, mirasçının kendi alacaklıları bu yola gidebilir. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, onun alacaklıları ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali davası açabilir (TMK m.617).
#MirasHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Ayrıntılar: KVKK Aydınlatma Metni.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler