Malpraktis davasında zamanaşımı konulu makale kapağı: tıbbi malpraktis dosyası, stetoskop, hukuk kitapları ve tokmak
Tıp ve Sağlık Hukuku

Malpraktis Davasında Zamanaşımı Ne Zaman Başlar? Kamu Hastanesinde 1+5 Yıl, Özel Hastanede 5 Yıl ve Kalıcı Sakatlıkta Rapor Tarihi

23 Eylül 2026 14 dk okuma Av. Hikmet Can AKDAĞ Av. Hikmet Can AKDAĞ
Okumaya Devam Et
Malpraktis davasında zamanaşımı konulu makale kapağı: tıbbi malpraktis dosyası, stetoskop, hukuk kitapları ve tokmak

Aşağıdaki olay kurgusaldır; kişiler ve kurumlar gerçek değildir.

Bir hasta, 11 Mart 2024 günü ortopedik bir ameliyat geçirir. Şikâyetleri geçmez ve sağlık kuruluna sevk edilir. Kalıcı maluliyet oranını belirleyen rapor kendisine 6 Ekim 2025'te tebliğ edilir. Hasta dava açmayı Eylül 2026'da düşünmeye başlar.

Ameliyat özel hastanede yapıldıysa sözleşmeye dayalı istem için 11 Mart 2029'a kadar zaman vardır; raporun tebliğ günü esas alınırsa iki yıllık haksız fiil süresi 6 Ekim 2027'de dolar. Ameliyat bir kamu hastanesinde yapıldıysa tablo daralır: raporun tebliğ edildiği gün başlangıç kabul edilse bile İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesindeki bir yıllık başvuru süresi 6 Ekim 2026'da, bugünden (22 Eylül 2026) yalnızca 14 gün sonra dolar. Başlangıç daha erken bir tarihe, örneğin raporun düzenlendiği güne veya şikâyetlerin ilk belirdiği döneme çekilirse bu süre çoktan geçmiş de olabilir.

Mevzuat durumu — 22 Eylül 2026: Son 24 ay tarandığında TBK m.72, 146, 147 ve İYUK m.13 hükümlerinde değişikliğe rastlanmamıştır. Dolaylı etkisi olan iki değişiklik vardır. (1) 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, S.33326), yayımı tarihinde yürürlüğe girerek belirsiz alacak davasını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.107'yi kaldırmış ve kısmi davaya ilişkin HMK m.109/4'ü getirmiştir. (2) 7571 sayılı Kanun (RG 25.12.2025, S.33118) taksirle yaralamanın (TCK m.89) cezalarını artırmıştır; bu artış ceza zamanaşımı süresini değiştirmemektedir. (3) 7589 sayılı Kanun ayrıca İYUK m.45 ve m.46'daki kanun yolu düzenini değiştirmiştir; kamu hastanesine karşı açılacak tam yargı davasında istinaf ve temyiz imkânı güncel metne göre değerlendirilmelidir. Aynı Kanun TBK m.55'e, bedensel zararda kazanç kaybı ve destek kaybı tazminatına faizin haksız fiil tarihinden işleyeceği kuralını eklemiştir; bu kural yürürlükten sonraki haksız fiillere uygulanır.

İçindekiler

Masa üzerinde kapalı sağlık raporu dosyası, masa takvimi ve kalemin yer aldığı sade çalışma alanı

Önce karşı tarafı belirleyin: idare mi, özel hastane mi?

Kamu hastanesinde görev yapan bir hekimin tıbbi müdahalesi, hukuken bir idari eylem sayılır. Anayasa'nın 129. maddesinin beşinci fıkrası bu durumda yolu çizer: memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak "ancak idare aleyhine açılabilir." 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesi de aynı kuralı tekrarlar: kişiler, kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili uğradıkları zararlar için personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açar.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.01.2022 tarihli, 2017/4-2927 E., 2022/56 K. sayılı kararı tam da bu durumu konu alır: hatalı tedavi sonucu ölüm iddiasıyla kamu görevlisi hekimlere karşı doğrudan açılan manevi tazminat davasında husumetin idareye yöneltilmesi gerektiği kabul edilmiş ve direnme kararı bozulmuştur. Karar, görevden tamamen ayrılabilen ve kişisel nitelik taşıyan kusur hâllerini ayrı tutar; ancak görev sırasında yapılan tıbbi müdahaledeki ihmal, hizmet kusuru olarak değerlendirilmiştir.

Özel hastanede ise hasta, hastaneyle ve çoğu zaman hekimle bir tedavi sözleşmesi kurar; uyuşmazlık adli yargıda görülür ve Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımı hükümleri uygulanır.

İlk ameliyat özel, sonraki müdahale kamu hastanesinde yapılmışsa süre her kurum için ayrı hesaplanır.

Malpraktis davasında kamu ve özel hastane ayrımına göre uygulanacak süreleri gösteren karar ağacı infografiği
Malpraktis davasında kamu ve özel hastane ayrımına göre uygulanacak süreleri gösteren karar ağacı infografiği

Kamu hastanesinde 1+5 yıl: İYUK m.13 nasıl işler?

İYUK m.13/1'in ilk cümlesi, dava açmadan önce yapılması zorunlu bir aşama öngörür. İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler, bu eylemleri "yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde" ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemek zorundadır.

Bir yıllık süre eylemin öğrenildiği tarihten, beş yıllık mutlak üst sınır ise öğrenmeye bakılmaksızın eylem tarihinden işler; hangisi önce dolarsa başvuru hakkı o gün sona erer. Kurgusal örnekte beş yıllık sınır 11 Mart 2029'dadır, ama belirleyici olan 6 Ekim 2026'da dolan bir yıllık süredir.

Başvuru reddedilirse ret işleminin tebliğinden, idare otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren, İYUK m.7'deki genel süre olan altmış gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Otuz günlük cevap süresi, 7331 sayılı Kanun'la 2021'de altmış günden indirilmiştir.

Örnek hesap: Kurgusal hasta idareye 5 Ekim 2026 Pazartesi başvurur ve cevap alamaz. Otuz günlük süre 4 Kasım 2026'da biter; altmış günlük dava süresinin son günü 3 Ocak 2027 Pazar olduğundan dava en geç 4 Ocak 2027 Pazartesi açılabilir (İYUK m.8/2). Dava süresinin son günü 20 Temmuz–31 Ağustos arasındaki çalışmaya ara verme dönemine rastlarsa süre, ara vermenin bittiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzar (m.8/3). İdarenin cevap süresinin bu dönemde uzamadığı bir yazarca savunulmaktadır; bir yıllık başvuru süresi için de bu uzamaya güvenilmemelidir.

Danıştay Dergisi'nde yayımlanan bir incelemede aktarıldığı üzere, idari yargıda dava açma süreleri hak düşürücüdür ve re'sen gözetilir. İYUK m.13'teki başvuru süreleri de doktrinde dava açma süresinin parçası sayılır; idare "süre geçti" demese bile dava reddedilebilir.

İkinci fıkraya göre görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye başvuru şartı aranmaz; sürelerin ise ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Özel hastanede beş yıl: hangi bent, hangi sözleşme?

TBK m.147'deki beş yıllık zamanaşımı altı bent içerir; malpraktis için iki aday vardır:

  • m.147/5: "Vekâlet, komisyon ve acentelik sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar."
  • m.147/6: "Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar."

Yargıtay, hekim ile hasta arasındaki ilişkiyi kural olarak vekâlet hükümlerine göre değerlendirir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.2019 tarihli, 2017/778 E., 2019/329 K. sayılı kararında hekimlik sözleşmesinin yasada düzenlenmemiş (atipik) iş görme sözleşmelerinden olduğu belirtilmiş ve ilişkiye 818 sayılı eski Borçlar Kanunu m.126/4'teki vekâlete ilişkin beş yıllık sürenin uygulanacağı kabul edilmiştir. Bu sürenin bugünkü karşılığı m.147/5'tir; eser sözleşmesine ilişkin m.147/6 değil.

Sürenin başlangıcı için TBK m.149 genel kuralı koyar: zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Tazminat alacağının hangi gün muaccel olduğu tartışılabilir; güvenli hesap, hatalı müdahale tarihini başlangıç almaktır. Haksız fiildeki "öğrenme" ölçütü burada kendiliğinden uygulanmaz. Kurgusal örnekte beş yıl, ameliyat günü olan 11 Mart 2024'ten itibaren hesaplanır ve 11 Mart 2029'da dolar.

Tartışmalı nokta 1 — Özel hastanede süre beş yıl mı, on yıl mı?

Bu noktada kaynaklar tek sesli değildir. Hekimle hasta arasındaki tedavi ilişkisi vekâlete yakın görüldüğünde TBK m.147/5'teki beş yıllık süre uygulanır; Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıdaki kararı da bu çerçevede okunmaktadır.

Buna karşılık bir görüş, hastanın hastaneyle kurduğu hastaneye kabul sözleşmesinin yalnızca tedaviden ibaret olmadığını; barınma, bakım, ilaç ve malzeme gibi unsurları da içeren karma bir sözleşme olduğunu vurgular. Bu görüşe göre hastaneye karşı ileri sürülen istemlerde, kanunda özel bir süre bulunmadıkça her alacak için geçerli olan TBK m.146'daki on yıllık genel süre uygulanmalıdır.

Beş yıla göre hareket eden kişi bu noktada hak kaybı yaşamaz; on yıla güvenen kişi ise mahkemenin beş yılı esas alması hâlinde istemini kaybedebilir.

Eser sözleşmesi ve ağır kusur istisnası. Estetik işlem veya protez gibi somut bir sonucun taahhüt edildiği durumlarda ilişkinin eser sözleşmesi sayılıp sayılamayacağı ayrıca tartışılmaktadır. m.147/6, yüklenicinin ağır kusuru hâlini beş yıllık sürenin dışında bırakır; bu hâlde hangi sürenin uygulanacağı doktrinde tartışmalıdır. Malpraktis bağlamında yerleşmiş bir içtihat tespit edilemediğinden bu yazı ağır kusur hâli için süre rakamı vermez; güvenli yol, beş yıllık süreyi aşmamaktır.

Fiil suç oluşturuyorsa: ceza zamanaşımı hesabı

Hatalı tıbbi müdahale aynı zamanda bir haksız fiildir. TBK m.72/1'e göre haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Aynı fıkranın ikinci cümlesi ise süreyi uzatabilir: tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır.

Ceza zamanaşımı süresi bir tablodan okunmaz, hesaplanır. TCK m.66/1, süreyi suçun cezasına bağlar; m.66/4 ise hesapta kanundaki cezanın yukarı sınırının esas alınacağını, seçimlik cezalı suçlarda hapis cezasının dikkate alınacağını söyler. Hesap şöyledir:

Suç (TCK) Cezanın üst sınırı TCK m.66/1'deki karşılığı Ceza zamanaşımı
Taksirle yaralama, temel hâl (m.89/1) 2 yıl hapis (7571 s. K. öncesi: 1 yıl) (e) bendi: beş yıldan fazla olmayan hapis 8 yıl
Taksirle yaralama, m.89/3'teki ağır neticeler Temel cezanın bir kat artırılmış hâli: 4 yıl (e) bendi 8 yıl
Taksirle yaralama, birden fazla kişi (m.89/4) 5 yıl hapis (7571 s. K. öncesi: 3 yıl) (e) bendi 8 yıl
Taksirle öldürme (m.85/1) 6 yıl hapis (d) bendi: beş yıldan fazla, yirmi yıldan az 15 yıl
Taksirle öldürme, birden fazla kişi (m.85/2) 15 yıl hapis (d) bendi 15 yıl

7571 sayılı Kanun'un 17. maddesi m.89/1'deki "üç aydan bir yıla" ibaresini "dört aydan iki yıla", m.89/4'teki "altı aydan üç yıla" ibaresini "dokuz aydan beş yıla" çevirmiştir. Yeni üst sınırlar da beş yılı aşmadığından, tablodaki taksirle yaralama hâllerinde ceza zamanaşımı, fiil 25 Aralık 2025'ten önce de sonra da işlense sekiz yıldır.

Tablodaki süreler temel hâller içindir. TCK m.66/3 uyarınca dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de gözetilir; cezayı artıran bir sebep varsa hesap yeniden yapılmalıdır.

Taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK m.89/5). Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.2015 tarihli, 2014/17-116 E., 2015/1771 K. sayılı kararına göre şikâyet süresinin geçirilmesi nedeniyle ceza davasının açılamamış olması, ceza zamanaşımının tazminat davasına uygulanmasına engel değildir. Karar bir trafik kazası dosyasında verilmiştir; malpraktiste kıyasen ileri sürülebilir.

Yukarıda anılan 21.03.2019 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı bu mekanizmanın malpraktisteki uygulamasıdır. 18.03.2006 tarihli bir doğum olayında dava 09.10.2012'de, beş yıllık vekâlet süresi geçtikten sonra açılmıştı. Kurul, eski BK m.60/2 (bugün TBK m.72/1 ikinci cümle) bakımından haksız fiilin suç teşkil eder nitelikte olmasının yeterli olduğunu, ayrıca ceza davası açılmasının veya mahkûmiyet kararı verilmesinin aranmadığını belirterek ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini kabul etmiş ve direnme kararını bozmuştur.

Bu yol kamu hastanesi dosyalarında aynı biçimde işlemez: idari yargıda belirleyici olan İYUK m.13'teki başvuru süreleridir ve TBK m.72/1'deki ceza zamanaşımı kuralının bu süreleri uzattığına dair bir hükme rastlanmamıştır.

Kalıcı sakatlıkta süre raporla mı başlar?

Haksız fiildeki iki yıllık süre "zararın öğrenilmesiyle" başlar. Bedensel zararda asıl soru, zararın hangi gün öğrenilmiş sayılacağıdır. Ameliyattan sonra ağrının sürdüğünü fark etmek, zararın kapsamını bilmek demek değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.2001 tarihli, 2001/4-258 E., 2001/276 K. sayılı kararında, davacının zararı öğrenme tarihinin Adli Tıp Kurumu'nun maluliyet oranına ilişkin raporunun düzenlendiği tarih olduğu kabul edilmiş ve süre buna göre hesaplanmıştır. Karar, 818 sayılı eski Borçlar Kanunu döneminde bir yıllık süre için verilmiştir; ancak dayandığı ilke bugün TBK m.72'deki iki yıllık süre için de kullanılmaktadır. Kaynaklarda aktarılan daha yeni bir Hukuk Genel Kurulu kararında da gelişen zararda zamanaşımının, gelişmenin durduğunun öğrenilmesiyle başlayacağı ifade edilmektedir.

Kuralın üç sınırı vardır:

  1. On yıllık üst sınırı uzatmaz. TBK m.72/1'deki on yıl fiil tarihinden işler. Rapor dokuzuncu yılda gelse bile on yıllık sınır aynı gün dolar (ceza zamanaşımı ayrık).
  2. Sözleşmeye dayalı beş yılı kaydırmaz. m.147/5'teki süre, TBK m.149 uyarınca muacceliyetten işler; rapor kuralı "öğrenme" ölçütüne bağlı haksız fiil süresi için geliştirilmiştir.
  3. İYUK'taki beş yılı hiç etkilemez. İYUK m.13'teki beş yıl "her halde eylem tarihinden" başlar. Bir yıllık başvuru süresinde Danıştay'ın 1998-2001 tarihli bazı kararlarında rapor veya ikinci ameliyat tarihinin esas alındığı akademik bir incelemede aktarılmaktadır; güncel yerleşik içtihat teyit edilememiştir. Pratikte güvenli yol: daha erken tarihi esas almak.

Tüm süreler tek tabloda: hak düşürücü süre mi, zamanaşımı mı?

Kurgusal malpraktis örneğinde ameliyat ve rapor tarihine göre dolan sürelerin zaman çizelgesi
Kurgusal malpraktis örneğinde ameliyat ve rapor tarihine göre dolan sürelerin zaman çizelgesi

İki kavram arasındaki fark, dosyanın kaderini değiştirebilir. Hak düşürücü süre geçtiğinde hak kendiliğinden sona erer ve mahkeme bunu re'sen gözetir. Zamanaşımı ise hakkı ortadan kaldırmaz, onu dava yoluyla istenemez hâle getirir; TBK m.161 uyarınca hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz, karşı tarafın bunu savunma olarak ileri sürmesi gerekir.

Yol Dayanak Süre Başlangıç Niteliği
Kamu hastanesi: idareye başvuru İYUK m.13/1 1 yıl Eylemin öğrenilmesi Hak düşürücü; re'sen gözetilir
Kamu hastanesi: idareye başvuru, üst sınır İYUK m.13/1 5 yıl Eylem tarihi Hak düşürücü; re'sen gözetilir
Kamu hastanesi: idare mahkemesinde dava İYUK m.7, m.13/1 60 gün Ret cevabı veya 30 günlük cevap süresinin bitimi Hak düşürücü; re'sen gözetilir
Özel hastane: sözleşme TBK m.147/5 5 yıl (hastaneye kabul sözleşmesinde on yıl görüşü de var — tartışmalı) Muacceliyet (TBK m.149) Zamanaşımı; def'i gerekir
Özel hastane: haksız fiil TBK m.72/1 2 yıl Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi; kalıcı sakatlıkta kesin rapor Zamanaşımı; def'i gerekir
Özel hastane: haksız fiil, üst sınır TBK m.72/1 10 yıl Fiil tarihi Zamanaşımı; def'i gerekir
Fiil suç oluşturuyorsa TBK m.72/1 + TCK m.66 Temel hâlde taksirle yaralama 8 yıl, taksirle öldürme 15 yıl Fiil tarihi Zamanaşımı; adli yargıdaki istemler için

Görevli mahkeme, arabuluculuk ve dava süreci

Kamu hastanesi. Görevli yargı yeri idare mahkemesidir; dava, İYUK m.13'teki zorunlu idareye başvuru aşamasından sonra tam yargı davası olarak açılır.

Özel hastane. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/1'e göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre tüketici davaları, genel yetki kurallarına ek olarak tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.

Tartışmalı nokta 2 — Hasta bir tüketici midir?

Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, hasta ile özel hastane arasındaki tedavi sözleşmesini bir tüketici işlemi olarak nitelendirir ve tüketici mahkemesini görevli sayar. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi'nde 2026'da yayımlanan bir incelemede de bu içtihadın yerleşik olduğu tespit edilmiştir.

Doktrindeki karşı görüş, hekim-hasta ilişkisinin güvene dayalı yapısı nedeniyle tüketici hukukunun uygun olmadığını savunur; uygulamadaki görev kuralı bu görüşle değişmemiştir.

Bu nitelendirmeye bağlı ikinci sonuç — arabuluculuk: 6502 sayılı Kanun m.73/A'ya göre tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; tüketici hakem heyetlerinin görevine giren uyuşmazlıklar gibi maddede sayılan istisnalar ayrıktır. Arabuluculuk zorunluluğu tüketici mahkemesinin görevli olmasından türediği için, görev konusundaki her tartışma arabuluculuğa da yansır. Güvenli yol, özel hastane dosyasında dava açmadan önce arabulucuya başvurmaktır; gerekli olduğu hâlde atlanırsa dava usulden reddedilir.

Arabuluculuk süreci zamanaşımını tüketmez. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) m.18/A'nın on beşinci fıkrasına göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Belirsiz alacak dönemi kapandı. Malpraktis davalarında maluliyet oranı ve tazminat tutarı dava açılırken çoğu zaman belli değildir. Bu durum için uzun süre kullanılan belirsiz alacak davası (HMK m.107), 7589 sayılı Kanun'la 31 Temmuz 2026'dan itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Yerine gelen HMK m.109/4'e göre alacağın yalnızca bir kısmı dava edildiğinde talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Dava süreci (özel hastane):

  1. Tıbbi kayıtların, epikriz ve raporların istenmesi; sürelerin hesaplanması
  2. Arabuluculuk bürosuna başvuru ve son tutanak
  3. Tüketici mahkemesine dava dilekçesi ve gider avansı
  4. Tebligat ve cevap dilekçesi
  5. Ön inceleme
  6. Tahkikat: tıbbi kayıtların toplanması, bilirkişi veya Adli Tıp incelemesi, rapora itiraz
  7. Karar ve istinaf

Kamu hastanesi dosyasında ikinci adım İYUK m.13 başvurusu ve otuz günlük cevap süresi, üçüncü adım altmış gün içinde açılan tam yargı davasıdır.

Maliyet ve tazminatı fiilen kim öder?

Özel hastane dosyası tüketici mahkemesinde görülüyorsa, tüketicinin açtığı dava 6502 sayılı Kanun m.73/2 uyarınca Harçlar Kanunu'ndaki harçlardan muaftır; muafiyet gider avansını kapsamaz. Kamu hastanesine karşı açılan tam yargı davasında harç ve gider avansı ödenir. Tutarlar her yıl yeniden belirlendiğinden rakam verilmemiştir.

Zorunlu mali sorumluluk sigortası. Hekimlerin tıbbi kötü uygulamadan doğan sorumluluğu için zorunlu mali sorumluluk sigortası öngörülmüştür. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ'de değişiklik yapan tebliğ 7 Ağustos 2025 tarihli, 32979 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 1 Kasım 2025'te yürürlüğe girmiştir. Tebliğ metnine göre her durumda sözleşme kapsamında ödenecek tazminat miktarı 9.000.000 TL'yi aşamaz. Bu tarihten itibaren uygulanan olay başına azami teminatlar, meslek kuruluşu kaynaklarında risk gruplarına göre şöyle aktarılmaktadır:

Risk grubu Olay başına azami teminat (1 Kasım 2025'ten itibaren)
I 1.000.000 TL
II 2.000.000 TL
III 3.000.000 TL
IV 4.000.000 TL

Branşların risk gruplarına dağılımı sigorta tarifesinde belirlenir; poliçe ve risk grubu ayrıca araştırılmalıdır. Kamu hastanesi dosyasında tazminatı idare öder; Anayasa m.129/5'teki rücu hakkı saklıdır.

Tazminatın türleri tazminat hukuku, sağlık hizmetlerine özgü sorumluluk konuları sağlık hukuku sayfasında ele alınmaktadır.

Sık yapılan hatalar

Rapor beklemek için bir yıllık başvuru süresini riske atmak. Kesin rapor beklenirken İYUK m.13'teki bir yıl işlemeye devam edebilir; şikâyetlerin belirdiği tarihi esas almak daha güvenlidir.

Hekime şahsen dava açmak. Kamu görevlisi hekime adli yargıda açılan dava husumet yönünden reddedilir ve bu arada İYUK m.13'teki süreler işlemeye devam eder.

"On yıl var" diye beklemek. Özel hastane dosyasında on yıllık süre tartışmalı bir görüşe dayanır; mahkeme TBK m.147/5'i uygularsa beşinci yıldan sonra açılan dava zamanaşımı savunmasıyla karşılaşır.

Kısmi davada artırımı erken tüketmek. 31 Temmuz 2026'dan sonra açılan davada belirsiz alacak yolu yoktur; HMK m.109/4'teki artırım hakkı yalnızca bir kez kullanılabilir.


Kesin maluliyet raporu, haksız fiildeki iki yıllık sürenin başlangıcını ileri taşıyabilir; hiçbir mutlak üst sınırı uzatmaz ve kamu hastanesindeki bir yıllık başvuru süresini beklemeye gerekçe olmamalıdır.

Bu açıklamalar genel niteliktedir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Tedavinin yapıldığı kurum, olay ve rapor tarihleri her dosyada farklı olduğundan, sürelerin somut olaya göre hesaplanması için bir hukuk profesyoneline danışılması gerekir.

Kaynaklar: Mevzuat Bilgi Sistemi (TBK, İYUK, TCK metinleri) · Resmî Gazete arşivi · Danıştay Dergisi — dava açma sürelerine ilişkin inceleme · Türkiye Sigorta Birliği — tıbbi kötü uygulama sigortası tebliği


Hakkında

Bu makale, Ankara Barosu'na kayıtlı Av. Hikmet Can Akdağ tarafından hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için bir hukuk profesyoneliyle görüşmeniz tavsiye edilir. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz.

Sık Sorulan Sorular

Malpraktis davası kaç yıl içinde açılır?
Tek bir süre yoktur. Kamu hastanesinde dava açmadan önce idareye, öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde başvurulmalıdır (İYUK m.13). Özel hastanede sözleşmeye dayalı istemde TBK m.147/5'teki beş yıllık süre esas alınmaktadır; fiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı devreye girebilir.
Devlet hastanesindeki doktora doğrudan dava açılabilir mi?
Kural olarak hayır. Anayasa m.129/5 ve 657 sayılı Kanun m.13/1 uyarınca kamu görevlisinin görevini yaparken işlediği kusurdan doğan tazminat davası idare aleyhine açılır; idarenin personele rücu hakkı saklıdır.
Kalıcı sakatlıkta zamanaşımı ne zaman başlar?
Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre bedensel zararda zarar, maluliyet oranını belirleyen raporla öğrenilmiş sayılır; Hukuk Genel Kurulu'nun 2001 tarihli kararında raporun düzenlendiği tarih esas alınmıştır. Bu kural haksız fiildeki iki yıllık süreyi etkiler; fiil tarihinden işleyen on yıllık üst sınırı ve İYUK m.13'teki beş yıllık sınırı uzatmaz.
Doktor hatası suç oluşturuyorsa zamanaşımı uzar mı?
TBK m.72/1'e göre tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır. TCK m.66'ya göre temel hâlinde taksirle yaralamada sekiz, taksirle öldürmede on beş yıllık süre söz konusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunun için ceza davası açılmasını veya mahkûmiyeti aramamaktadır.
İdareye başvurduktan sonra ne kadar sürede dava açılır?
Başvuru reddedilirse ret işleminin tebliğinden, idare otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bitiminden itibaren idare mahkemesinde altmış günlük dava açma süresi işler (İYUK m.7 ve m.13/1).
Özel hastaneye karşı dava hangi mahkemede açılır?
Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, hasta ile özel hastane arasındaki tedavi ilişkisini tüketici işlemi sayar ve tüketici mahkemesini görevli kabul eder. Bu nitelendirme kabul edildiğinde 6502 sayılı Kanun m.73/A uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması da dava şartı olur; doktrinde bu nitelendirmeye eleştiriler bulunduğundan dosya bazında teyit gerekir.
Arabuluculuk süreci zamanaşımını durdurur mu?
Evet. HUAK m.18/A'nın on beşinci fıkrasına göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Belirsiz alacak davası hâlâ açılabilir mi?
31 Temmuz 2026'dan itibaren hayır. 7589 sayılı Kanun HMK m.107'yi yürürlükten kaldırdı; bunun yerine kısmi davada talebin bir kez artırılabileceği ve artırılan kısım için de zamanaşımının dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı HMK m.109/4 getirildi; bu tarihten önce açılmış davalar eski hükme göre görülür.
#TıpveSağlıkHukuku #Hukuk

Yorumlar

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Ayrıntılar: KVKK Aydınlatma Metni.

Okumaya Devam Et

İlgili Makaleler